Röportajlar

ŞANLIURFA TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI E. SABRİ ERTEKİN

29 Nisan 2013 11:13
ŞANLIURFA TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI E. SABRİ ERTEKİN

Şanlıurfa giderek artan dış ticaret hacmine sahiptir.

 

Şanlıurfa TSO Başkanı E. Sabri Ertekin ile röportaj yaptık. Bize, Şanlıurfa'nın nasıl geliştiğini ve Ticaret ve Sanayi Odası'nın çalışmalarını anlattı.

 

E. SABRİ ERTEKİN KİMDİR?

E. Sabri Ertekin 1959 yılında Şanlıurfa’da doğdu. Liseye kadar Şanlıurfa’da öğrenimini yaptı. 1978 – 1982 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesinde (İTÜ), Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünden mezun oldu. İngilizce’yi iyi, Arapça’yı ise orta seviyede konuşabiliyor. Bilgisayarla arası oldukça iyi. Dalgıç Pompa aerodinamik ve Elektrik motoru konusunda tasarım yapma deneyimi var. İşletme organizasyonu kurma ve Pazarlama sistemi geliştirmede tecrübeli. Bilimsel araştırmalar yapmayı, yeni şeyler keşfetmeyi, Kitap okumayı ve Seyahat etmeyi seviyor. Evli ve beş çocuk sahibi.

A-) ERTEKİN MOTOR VE POMPA SAN TİC A.Ş. (1982-…) Yönetim Kurulu Başkanı

1982 - : Dalgıç Pompa bakım ve onarım hizmetleri yürüten aile şirketinde iş hayatına başlangıç

1987- : İlk Islak statorlu dalgıç pompa elektrik motorunun tasarımı, üretimi.

1991- : ELMAKSAN markası ile komple dalgıç pompa üretimi ve satışı

1999- : Güneydoğu Anadolu Bölgesinde %70 Pazar payı

2000- : Yurtdışına ilk ihracat

2004- : Sayısal Akışkanlar Mekaniğini Dalgıç Pompalar üzerinde Kullanma

2008- : Tübitak Destekli Yüksek Kapasiteli Dalgıç Tasarım projesi yürütme

B-) GAPSAN TEKSTİL A.Ş. (1998-…) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

1998- : GAPSAN Tekstil A.Ş. Kurulması

2000- : Melanj iplik üretimine geçiş

2003- : 21.000 iğlik iplik üretim kapasitesi

2004- : İstanbul merkezli Gapsan Pazarlama LTD. ŞTİ kuruluşu

C-) DOLLVET VETERİNER AŞI A.Ş. (2004-…) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

2004- : Dollvet Veteriner Aşı A.Ş. kuruluşu

2007- : 9 Adet ruhsatlı aşının üretimi ve satışı

2008- : İngiltere ve Suudi Arabistan ile distribütörlük anlaşmalarının imzalanması

2008- : Şap üretim tesisinin temellerinin atılması

D-) ERTEKİN İNŞAAT A.Ş. (2007-…) Yönetim Kurulu Başkanı

2007- : Ertekin İnşaat A.Ş. kuruluşu (Zemin Sağlamlaştırma aktiviteleri üzerine kurulmuş firma)

2007- : BAUER BG 24 H Fore Kazık makinesinin Almanya’dan Satın Alınması

2008- : 30.000m çeşitli ebatlarda Fore Kazık çalışmasının yürütülmesi

2009- : BAUER BG 28 V Fore Kazık makinesinin Almanya’dan Satın Alınması

2009- : Yurtdışında Fore Kazık çalışmaları.

E. Sabri Ertekin, 2009 yılında yakın arkadaşlarının ısrarıyla Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret Odası (ŞUTSO) Başkanlığına aday oldu. Yapılan seçim sonucunda 23 yıl başkanlık yapan İsmail Demirkol’dan Başkanlık Koltuğunu devraldı. Ertekin büyük bir vefa örneği sergileyerek, İsmail Demirkol’un Onursal Başkan olması için yönetim kuruluna teklifte bulundu. Yönetim kurulu üyeleri Ertekin’in bu teklifini yerinde bularak; düzenlenen bir törenle İsmail Demirkol’u ŞUTSO’nun Onursal

Başkanı olarak ilan etti.

Kentinizin kalkınması için gündeminize aldığınız son projeler hakkında bilgi verir misiniz?

Mürşitpınar-OSB Demiryolu Projesi: GAP’ın başkenti konumunda olan Şanlıurfa, büyük tarımsal üretim potansiyeline sahiptir. Sulama projelerinin tamamlanması ile tarımsal üretimin hızla artacağı, sanayi üretiminin hızla gelişeceği ve bu durumda ilin ihracat hacmi ile lojistik faaliyetlerinin artacağı tespit edilmiştir. Hava yolu ve karayolu (otoban) altyapılarını büyük oranda tamamlamış olan ilimiz, TCDD bünyesinde proje çalışmalarına başlanan Mürşitpınar-OSB demiryolu çalışmalarının tamamlanmasıyla demiryolu ile de limanlara erişim imkânına sahip olacaktır. Böylece lojistik altyapısını tamamlayacak olan Şanlıurfa sahip olduğu potansiyeller ile birlikte yatırımlar için bir çekim merkezi olacaktır.

Şanlıurfa 1. ve 2.OSB'nin Altyapı ve Genişleme Çalışmaları: Yeni Teşvik Sistemi ile hızlanan yatırımlarla sanayisi hızla gelişen Şanlıurfa'da, gelecek olan yeni yatırımlara altyapısı hazır yerler sunulmak amacıyla gerek yeni kurulmakta olan 2. OSB'nin eksik altyapılarının tamamlanması gerekse de 1. OSB'nin doğusunda ve batısında genişleme alanları ile ilgili çalışmalara hız verilmiştir. Bu çalışmalar ile gelecek yatırımların hız kazanacağı ve ilimizin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını düşünmekteyiz.

Şehrinizi Türkiye’deki diğer şehirlerden farklı kılan özelliklerinin altını çizer misiniz?

Şanlıurfa 1,8 milyonluk toplam nüfusu ile Türkiye'nin nüfus bakımından 9. büyük şehri konumundadır. Yaş ortalaması 19 olan çok genç bir nüfusa sahip olmakla birlikte yıllık yaklaşık ‰ 31,3 nüfus artış hızı ile Türkiye ortalamasının üzerinde yer almaktadır.

Şanlıurfa, tarihi 11.500 yıl öncesine dayanan kadim bir şehirdir. Dünyanın ilk inanç merkezi olarak kabul edilen Göbeklitepe kazıları bölgenin en eski yerleşim birimi olduğunun resmi kanıtıdır. Aynı zamanda ilimiz, dünyanın ilk tarım faaliyetlerinin yapıldığı yer olarak bilinmektedir. İpekyolu üzerinde olması ve batıyla doğuyu, kuzeyle güneyi birbirine bağlaması nedeni ile her dönemde ticarette önemli bir yeri olmuştur.

Tabiki Türkiye'deki diğer şehirler ile kıyasladığımızda bölgemizi farklı kılan en önemli unsurun sahip olduğu tarımsal potansiyel olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Yaklaşık 1,85 milyon hektar yüzölçümü olan Şanlıurfa, 1,25 milyon hektar tarım alanı ile Türkiye'deki toplam tarım alanlarının % 4,9'una sahiptir. Yüz ölçüm açısından Konya ve Ankara'dan sonra 3. sıradadır. Bunun yanında hâlihazırda 560 bin hektar alan sulanmakta olup GAP’ın tamamlanmasıyla sulanabilir alan miktarı 960 bin hektara yükselecektir. Türkiye'de toplam sulanabilir arazinin % 11'ine sahiptir. Bu potansiyele sahip olan ilimizin tarımsal üretim değeri yaklaşık 5,1 Milyar TL'dir. Türkiye'de üretilen Pamuğun % 39'u,

Buğdayın % 8'i, Mercimeğin % 36'sı, Arpanın % 11'i, Mısırın % 13'ü ve Antep Fıstığının % 38'ini Şanlıurfa tek başına üretmektedir. GAP'ın sulama projelerinin tamamlanması ile neredeyse 2 katına çıkması beklenen tarımsal üretim ile Şanlıurfa Türkiye'nin gelecekteki gıda ihtiyacını karşılayacağı en önemi il konumuna gelecektir.

Yeni Teşvik Kanunu’nun şehrinize yansımaları hakkında değerlendirme yapar mısınız?

Şanlıurfa, açıklanan yeni teşvik sisteminde 6. Bölgede yer alarak yatırımlarda desteklenen sektörlerin genişliği ve destek unsurlarının en yüksek oranla uygulandığı 15 il arasında yer almıştır. Bu 15 il kendi arasında mukayese edildiğinde lojistik üstünlük, altyapı imkânları, insan kaynağı ve de huzur ortamı ile Şanlıurfa gerçekten ön plana çıkmaktadır. Bu da Şanlıurfa'yı 6. Bölgeye yatırım yapmak isteyen firmaların ilk olarak araştırma yaptığı il haline getirmiştir.

Şanlıurfa’da yıllar itibarıyla, yatırım teşvikine bağlanan sabit yatırım tutarının ve alınan Yatırım Teşvik Belgesi sayılarının sürekli olarak arttığını görmekteyiz. Özellikle bir önceki teşvik sisteminin geçerli olduğu 2010 yılı teşvik belge sayısı bakımında en fazla belgenin alındığı yıl olarak karşımıza çıkmaktadır. 2011 yılının tamamında ise neredeyse 2010’a göre yarı yarıya bir düşüş yaşanmıştır ve toplamda 59 teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu kapsamda 724.379.571,00 TL’lik bir yatırımla 1.719 kişilik bir istihdam öngörülmüştür. Bu düşüşün en önemli nedeni olarak Yeni Teşvik Sisteminin gündeme gelmesi ve bu kapsamda bazı yatırımların yeni sistemi beklemesi olarak söyleyebiliriz. Yeni Sistemin geçerli olduğu 01.01.2012 tarihinden 31.12.2012 tarihine kadar geçen sürede ise düzenlenen Teşvik Belgesi sayısı 100, sabit yatırım tutarı 554.561.270,00 TL olmuş ve 6.021 kişilik istihdam teşvik belgesine bağlanmıştır. Dolayısıyla, bir önceki yılın teşvik belgesi sayısı geçilmiştir. Sabit yatırım tutarı miktarının daha az gerçekleşmiş olmasına rağmen, yeni sistemdeki işçi yükü ile ilgili getirilen teşvikler ile istihdamın yoğun olduğu sektörlerde daha fazla yatırımın gerçekleşmiş olduğu net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Yeni sistem ile hedeflenen 6.021 kişilik istihdam hedefi, teşvik belgesinin düzenlendiği 2010 yılı ve 2011 yılında alınan teşvikler ile hedeflenen toplam istihdam sayısından daha fazladır. Bu da yeni sistemin şimdiden ilimizde büyük bir hareketlilik yaratmış olduğunu ve çok kısa bir süre içerisinde işsizlik oranlarında büyük düşüş sağlanacağının bir göstergesidir.

Yeni Teşvik Sistemiyle birlikte özellikle konfeksiyon ve çağrı merkezi yatırımları hız kazanmış olup istihdam yaratmaya başlamıştır. Yeni Sistemin uygulamaya girmesinden sonra Şanlıurfa’da yatırım kararı alan bazı firmalar şunlardır: Pınar Süt, CMC Çağrı Merkezi, Türkcell Global Bilgi, Tempo Çağrı Merkezi, Dizayn Grup, Kübra Tekstil ve Karahan Tekstil.

Pek çok kentteki ihtisaslaşma projeleri dikkat çekiyor. Örneğin Adana enerjide, Ankara savunma sanayinde ihtisas bölgeleri olarak seçildi ve bu konuda yoğun çalışmalar yapılıyor. Şehriniz açısından geleceğe damga vuracak kadar önemli ihtisaslaşma çalışmaları ve projeler gündemde mi? Ayrıntılı olarak ifade eder misiniz?

Şanlıurfa’nın, sahip olduğu potansiyelleri ile birkaç konuda ihtisaslaşmaya doğru gitmekte olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuları kısaca şöyle açıklayabiliriz.

Şanlıurfa, sahip olduğu tarım potansiyeli dışında hayvancılıkta da söz sahibi iller arasında yer almaktadır. Yaklaşık 250 bin büyükbaş ve 1,5 milyon küçükbaş hayvana sahip olan ilimizde yaklaşık 106 bin büyükbaş kapasiteye sahip olacak Şanlıurfa Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi yapımı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yatırım programına alınmış ve altyapı çalışmalarının yapılması ile ilgili süreçlere başlanmıştır. Proje ile 42 bin ton yıllık karkas et üretimi ve 5.000 kişilik bir istihdam sağlanması hedeflenmektedir.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz tarımsal üretim potansiyeli çok yüksek olan Şanlıurfa'da özellikle Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulması yönünde girişimlerimiz bulunmaktadır. Özellikle bu tarımsal üretimi yine ilimizde işleyecek ve katma değer yaratacak firmaların yer alması planlanan bölge ile ilgili olarak Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvuru yapılmıştır. Burada Şanlıurfa'da üretilen tarımsal üretimin yine Şanlıurfa'da işlenerek diğer bölgelere veya ülkelere satılması ve böylece katma değerin ilimizde kalması hedeflenmektedir.

Bunun yanında, Türkiye'de üretilen pamuğun yaklaşık % 40'ını Şanlıurfa tek başına üretmektedir. GAP'ın sulama projelerinin tamamlanması ile üretimin 2 katına çıkacağı öngörülmektedir. Bu kapsamda Şanlıurfa'da “pamuğa dayalı tekstil sektörü” gelişme sürecine girmiştir. Özellikle Yeni Teşvik Sistemiyle de konfeksiyon yatırımları ilimize gelmeye başlamış ve sektörün gelişmesi hız kazanmıştır. Şuan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ile birlikte 2. OSB'mizde bir “tekstil adası” kurulması çalışmalarına başlanmıştır. Bu kapsamda özellikle hazır-giyim sektörüne hizmet veren KOBİ ölçeğindeki yan sanayi firmalarının ilimize getirilmesi hedeflenmektedir. Bu çalışmaların hayata geçirilmesi ile Şanlıurfa tekstil sektöründe de önemli bir noktaya gelecektir.

Yeni Teşvik Sistemi ile hizmet sektöründe de ilimize 3 adet çağrı merkezi yatırımı gelmiştir. Bu kapsamda 2.000 kişilik istihdam teşvik belgesine bağlanmıştır. Firmalar ile yapılan görüşmelerde bu sayıların daha da artabileceği bilgisi alınmıştır. Bu yönü ile Şanlıurfa’nın Çağrı Merkezi sektöründe de birkaç yıl içerisinde söz sahibi olan iller arasında yer alacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Üretimde başarılı bir kent olarak nitelendiriliyorsunuz. Aynı tespit sahip olduğunuz tarihi ve doğal birikimler göz önüne alındığında turizm açısından da ifade edilebilir mi? Bu açıdan kentte son zamanlarda hayata geçirilen önemli projeler ve bu değerleri daha da ileri taşıyabilmek için geliştirilmekte olan proje ve olası yatırımları değerlendirir misiniz?

Şanlıurfa, eski çağlardan beri doğu ile batının buluşma noktalarının en hareketlisi ve en önemlisi olmuştur. Şanlıurfa, kültür ve medeniyetin dünyaya yayıldığı bölge olarak kabul edilen ve arkeoloji literatüründe "Bereketli Hilal" olarak adlandırılan topraklar üzerinde yer alması nedeniyle medeniyetler beşiğidir. Arkeoloji tarihini değiştirmiş olan “Göbekli Tepe” ile dünyanın ilk tapınağına ev sahipliği yapmaktadır. Halil’ür-Rahman Gölü’nün yanı başındaki savaşçı Amazon Kraliçeleri’nin mozaiğe resmedilmiş dünyadaki ilk örnekleri olan Haleplibahçe Mozaikleri, mozaik tekniği, sanatı ve 4 mm2 ebadında Fırat Nehri’nin orijinal taşlarından yapılmış olması nedeniyle dünyanın en kıymetli mozaikleridir. Şanlıurfa, 3 semavi dinin atası olarak bilinen Hz. İbrahim’in doğduğu ve tek tanrı inancından dolayı Nemrut tarafından ateşe atıldığı, bu nedenle tüm semavi dinler tarafından kutsal kabul edilen bir inanç merkezidir. Güneydoğu’nun Efes’i olarak tanımlanan Şuayb Antik Kenti, Harranlıların ay ve gezegen tanrıları için tapındıkları bir kült merkezi olan Soğmatar’ı ile antik kentler şehridir. Eski çarşılarında hala el sanatlarını yaşatan ve gelenekseli bugünle buluşturan hünerli ellerin şehridir. Cumbalı evleri ve kabaltılarıyla sokaklar ve konaklar şehridir. Şanlıurfa tarihi-kültürel zenginliğinin yanı sıra Fırat Nehrine kucak açan Halfeti ve Birecik İlçelerinin zengin flora ve faunası, endemik türleri, kuş gözlem ve su sporları olanakları ile Güneydoğu Anadolu’nun eko-turizm merkezi olma potansiyeline sahiptir. Tüm bu değerlere sahip olan Şanlıurfa, turizm açısından bir hazine niteliğindedir. Bu nedenlerle Türkiye Turizm Stratejisi 2023 belgesinde, GAP Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi içerisinde yer almış ve Marka Kentlerden biri olarak tanımlanmıştır. Tarsus’tan başlayarak Hatay, Gaziantep ve Mardin yörelerini kapsayan İnanç Turizmi Koridoru içerisinde yer alan İlimiz, yöresel lezzetleriyle Güneydoğu Gurme Turizm Akısının da önemli merkezlerinden biridir. Biz Şanlıurfa Valiliği olarak tüm bu değerlerimizin farkındayız ve turizme kazandırılması için pek çok çalışma yürütmekteyiz.

Kalkınma Bakanlığı tarafından finanse edilen Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı için turizmi öncü sektör olarak belirledik ve toplamda 48 milyon TL bütçeli iki önemli proje yürütmekteyiz.

Kale Eteğinin Turizme Kazandırılması Projesi ile 1. derece sit alanı üzerindeki tarihi yapılar ve mağaraların ortaya çıkarılması, mevcut kale eteği projesinin tamamlanması, kale eteği alanının turizme kazandırılarak mekânsal kalitesinin arttırılması; böylelikle yeni iş sahaları ve istihdam olanakları yaratılması amaçlanmaktadır.

Sokak Cephe İyileştirme ve Kültür Adası Projesi ise, Suriçi Bölgesinde 58 Meydanı çevresinde özgün Urfa mimarisinin görüldüğü tarihi sokaklarda ve Culha Sokakla çevrili 296 adada bulunan 14 parseli

kapsayan tarihi Urfa evlerinin bulunduğu alanda uygulanmaktadır. Proje kapsamında tarihi sokaklarda cephe iyileştirme çalışmaları yapılacak ve tescilli 12 tarihi ev butik otele dönüştürülecektir. Böylece Şanlıurfa’da kent merkezinde kültür turizmi açısından önemli bir alan turizme kazandırılmış ve yeni bir tur güzergâhı oluşturulmuş olacaktır.

Haleplibahçe’de Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Edessa Mozaik Müzesi, Arkeo Park, Arkeoloji Araştırma Merkezi ve Çok Amaçlı Tanıtım Merkezi, Anfi Tiyatro, Kültür ve Sanat Merkezi ile Rekreasyon Alanı yapılarak Haleplibahçe Açık Hava Müzesi haline dönüştürülecektir. Bu projeler Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce takip edilmektedir. Urfa Kalesi ile Tılfındır Tepesi arasında Teleferik Projesi gerçekleştirilerek tepeden şehrin tarihi yerlerine panoramik bir bakış yaratılması planlanmaktadır.

Şanlıurfa şehir merkezinde yer alan tarihi Millet Hanı, 17 dönümlük alan üzerindeki yapıyla yıllardır kendi kaderine terk edilmiş bir halde bulunmaktaydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve Valiliğimizin girişimleri sonucu; kurtarılması, gelecek nesillere aktarılması ve turizm amacıyla kullanılması için 2009 yılında özel sektöre onarım karşılığı kullanım hakkı verildi. 5 yıldızlı ve 200 yatak kapasiteli butik otel ve turizm sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık 100 işyeri ile hizmete girecektir. Millet Hanı, tarihi dokusu ve kazandırılmak istenilen fonksiyonel yapısıyla özelde Şanlıurfa’da, genelde Türkiye’deki en büyük tarihi butik olarak hizmete girecektir.

Tarihin derinliklerinden gelen ve kültürümüzün en zengin öğelerinden biri olan el sanatlarımızın araştırılması, derlenmesi, yaşatılması, tanıtılması ve bizden sonraki nesillere kültür mirası olarak aktarılması Şanlıurfa Valiliğinin amaçları ve görevleri arasındadır. Bu amaç doğrultusunda yerli ve yabancı turistlerin yöremize ait geleneksel el sanatlarımızı tanımaları ve bu ürünlerden satın alabilmeleri için Valiliğimizce, Sayganlar Evi olarak bilinen tarihi ev Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın 2010 yılı Turizm Altyapısı Mali Destek Programı kapsamında sağlanan hibe desteği ile yeniden dizayn edilerek Şanlıurfa Geleneksel El Sanatları Müzesi ve Satış Merkezine dönüştürülmüştür.

Mülkiyeti İl Özel İdaresine ait, Abacı Evi olarak bilinen taşınmaz malın rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmış ve Şanlıurfa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından Şanlıurfa Kültür Merkezi olarak onaylanmıştır. Karacadağ Kalkınma Ajansından finansman kaynağı sağlanarak restorasyon projesinin uygulanması 2012 yılı içerisinde tamamlanmıştır.

İl Özel İdaresince kamulaştırılan ve Sezerler Evi olarak bilinen yapının restorasyon çalışmaları hizmet alımı usulü ile yürütülmekte olup tamamlanmak üzeredir. Şeyh Saffet Tekkesi Restorasyonu ve Tasavvuf Musikisi Müzesi için Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın 2011 yılı Turizm Altyapısı Mali Destek Programı kapsamında gerekli kaynak temin edilmiş olup çalışmalar devam etmektedir.

Kültürel Miras Envanterinin Hazırlanması ve Dijital Ortama Aktarılması Projesine Mart 2011 tarihinde başlanmış ve Haziran 2011 tarihinde tamamlanmıştır. Proje kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Milli Kütüphane, Şanlıurfa İli Kültür Sanat Eğitim Vakfı (ŞURKAV), Harran Üniversitesi, TRT Genel Müdürlüğü, Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosu Müdürlüğü, koleksiyoncular, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve özel kişilerle temasa geçilerek, İlimizin somut olmayan kültürel miras unsurlarını içeren ses bandı, fotoğraf, slayt, belgesel video bant ve yazılı belgeler bağış ya da satın alma yoluyla Şanlıurfa arşivimize kazandırılmıştır.

Göbeklitepe’nin hem ülkemiz içerisinde hem de uluslararası düzeyde tanıtımı için çeşitli çalışmalar yürütmekteyiz. Öncelikle Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından Göbeklitepe’yi anlatan Türkçe, İngilizce ve Almanca katalog ve broşürler hazırlandı. TRT ile tanıtım filmi çekimleri gerçekleştirildi. Tüm bu materyalleri hem İzmir Travel Turkey ve EMITT gibi ulusal turizm fuarlarında, hem de ITB Berlin gibi uluslararası turizm fuarlarında tanıtım amaçlı kullanacağız. Ayrıca Göbekli Tepe arkeolojik alanını ziyaret eden turistlerin dinlenebileceği ve alan hakkında bilgi edinebilecekleri kafeterya, bilgilendirme salonları, hediye satış merkezlerinden oluşan bir sosyal tesis kurulması için gerekli çalışmalar başlatıldı. Yine arkeolojik alana erişimin kolaylaştırılması için oradaki dokuyu bozmayacak şekilde parke taşından yol yapımı gündemimizde. 2013 yılı içerisinde bu çalışmaların tamamlanmasını öngörüyoruz.

Üretimin yoğun olarak yapıldığı bir kent olarak geçen yılı nasıl geçirdiniz? Üretim göstergelerinde bir düşüş söz konusu oldu mu? Ana sektörler itibariyle değerlendirir misiniz? Bu yılki temel beklentileriniz nelerdir?

Son yıllarda Hükümetimizin Bölgemizde gerçekleştirdiği yatırımlar, uyguladığı programlar ve Bölgemizde huzur ve güven ortamının giderek iyileşmesi sonucu, her yıl üretim göstergelerimiz daha da iyileşiyor. TÜİK'in il bazında en son 2010 yılı için açıkladığı verilere göre, Şanlıurfa'da, kişi başına bitkisel üretim değeri 1.918 TL, hayvansal ürünler değeri 321 TL, elektrik tüketimi 1.496 kwh'dir. 2011 yılında 174 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracat, Suriye Krizinin etkisiyle 2012 yılı sonunda 140 milyon dolara gerilemiştir. İthalat ise Ocak-Kasım 2012 döneminde 189 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

İşsizlik rakamlarımızda da hızlı bir düzelme göze çarpıyor. 2009 yılında krizin etkisiyle Şanlıurfa'da % 17’lere yükselen işsizlik oranı, 2010 yılında hızlı biz düşüşle % 12,4'e gerilemiştir. 2011 yılında ise, Şanlıurfa-Diyarbakır Bölgesinde işsizlik oranı % 8,4 ile Türkiye ortalamasının da altında gerçekleşmiştir.

GAP kapsamında yeni tarım alanlarının sulamaya açılması, modern sulama yöntemleri kullanımının giderek yaygınlaşması, devam eden imalat sanayi yatırımlarının tamamlanması ve teşvik belgesi alan

yatırımların başlaması, turizm sektöründeki gelişmelerin sonucu olarak, 2013 yılında gerek tarım ve hayvancılık, gerekse sanayi ve turizm göstergelerimizdeki iyileşmenin artarak devam edeceğini öngörüyoruz.

Yukarıdaki soruyu ihracat göstergeleriniz açısından değerlendirir misiniz? Yani, kentiniz geçen yılı ihracat göstergeleri dikkate alındığında yükselişle mi yoksa düşüşle mi kapadı? Yine ihracat göstergelerinizi (miktar, değer, ülkeler ve ülke sayısı) geçen yıl ortaya koydukları performans göz önüne alarak sektörler bazında değerlendirir misiniz?

Şanlıurfa, son yıllarda istikrarlı bir şekilde artan dış ticaret hacmine sahiptir. 2004 yılında 20 milyon doların altında olan ihracat 2011 yılında 174 milyon Dolar seviyesine ulaşmıştır. 2011 yılında gerçekleştirilen bu ihracatın yaklaşık % 46'sı Irak'a, % 40'ı da Suriye'ye yapılmıştır. Ancak yaklaşık bir senedir süren Suriye'deki iç savaş ortamı Suriye'ye ihracatı durma noktasına getirmiştir. 2011 yılında Suriye'ye olan ihracatımız 68,5 milyon dolar iken, 2012 yılında bu rakam sadece 5,1 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu da Şanlıurfa'nın toplam ihracatını olumsuz yönde etkilemiş olup ihracat rakamının 174 milyon dolarlardan 140 milyon dolarlara düşmesine neden olmuştur. Ancak 2011 ve 2012 yıllarında Suriye'ye olan ihracatı ihmal edersek, başta Irak olmak üzere diğer ülkelere olan toplam ihracatın % 28 oranında arttığını söyleyebiliriz. Yani Şanlıurfa ihracatı arttırmaya devam etmektedir. Özellikle Yeni Teşvik Sitemi ile gelen yeni ihracatçı firmaların yatırımları ile 2023'te 3 milyar dolar ihracat hedefimizi gerçekleştireceğimize inanıyoruz.

Sektörel olarak değerlendirildiğinde 2011 yılında ihracatın en yüksek olduğu sektör % 37'lik oranla Çimento ve Toprak ürünleridir. Bu sektörü % 14 ile Elektrik - Elektronik ürünleri takip etmektedir. Bu iki sektör toplam ihracatın yarısını aşmaktadır. Ayrıca Ağaç Mamülleri ve Orman ürünleri ile Demir Çelik ürünleri gibi sektörlerde de ihracatın kayda değer noktalara vardığı görülmektedir. Özellikle Çimento ve Toprak ürünlerinin nerdeyse tamamı Suriye'ye ihraç edilmekte iken, 2012 yılında yaşanan olaylar neticesinde sektörel ihracat rakamları da değişim göstermiştir. Çimento ve Toprak Ürünleri Şanlıurfa ihracatındaki payı % 36'dan %5'e düşmüştür. % 17'lik oranları ile Elektrik-Elektronik ürünler ve Ağaç ve Ağaç Ürünleri sektörleri ihracatta birinci sırayı paylaşmışlardır. Bunları Çelik, İklimlendirme Sanayi, Tekstil ve Hammaddeleri sektörleri izlemektedir.

Kentinizi dış ticarette ithalat göstergeleri açısından değerlendirir misiniz? Türkiye’nin temel sorunu olan dış ticaret açığında siz, yoğun ihracat yapan illerden biri olarak hangi göstergelere sahip olduğunuzu ifade eder misiniz?

Şanlıurfa’nın 2004 yılında 99,8 milyon dolar seviyesinde olan ithalatı, 2011 yılında 289 milyon dolar olmuştur. TÜİK verilerine göre, Ocak-Kasım 2012 döneminde Şanlıurfa’nın ithalatı 189 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Şanlıurfa’da ihracatın atış hızı ithalattan fazladır. 2004-2011 döneminde ihracattaki artış 10 kat kadar olurken, ithalat yaklaşık 3 kat artmıştır. Dış ticaret hacmi bu dönemler arasında 4 kat artış kaydetmiştir. Şanlıurfa’nın ithal ettiği mallara bakıldığında; ilk sırada yaklaşık % 35 pay ile “tarım ve hayvancılık” grubu görülmektedir. İkinci sırada da “kimyasal madde ve ürünler” grubu bulunmaktadır. Ortadoğu sınırında bulunan ve büyüyen ekonomisi, artan üretimi ile önümüzdeki dönemde Şanlıurfa'nın dış ticaretteki payı artmaya devam edecektir.

Yöresel ürünler açısından en zengin illerden biri olarak ön plana çıkıyorsunuz. Bu konudaki patent ve yöresel işaret gibi konularda nasıl adımlar atıldığını ve atılacağını ifade eder misiniz?

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Şanlıurfa, yöresel ürünler açısından Ülkemizin en zengin ilidir. Özellikle baklavası, tatlı çeşitleri, fıstığı, biberi, kebapları, yöresel kıyafetleri, el yapımı bakır-altın ve gümüş ürünleri... herkes tarafından bilinmektedir. Bu ürünler için patent alınması ile ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun yanında, Birecik'teki kelaynak kuşları, Ceylanpınar'daki ceylanlar, Halfeti'deki siyah lale, Bozova'daki şaput balığı... gibi dünyada nadir bulunan hayvan ve bitki türlerini de Şanlıurfa'da görüyoruz. Bunlarla ilgili coğrafi işaret alınması yönündeki girişimlerimiz de devam ediyor.

Suriye ile yaşanılan sorunların kentinizin ekonomisini nasıl etkilediğini rakamlarla ortaya koyar mısınız? Bu yöndeki beklentiniz ve tavsiyelerinizi de dile getirmenizi rica ederiz.

Suriye’deki olaylar nedeniyle Türkiye’ye gelen sığınmacıların sayısı 100 binin üzerindedir. Gelenler için Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Adıyaman’da 14 kamp (Çadır Kent) kurulmuştur. Bu sığınmacıların yaklaşık % 40’ı Şanlıurfa’daki Ceylanpınar ve Akçakale İlçelerinde kurulan 2 kampta barınmaktadır. Suriye’den gelen sığınmacılar için AFAD tarafından yapılan harcama 500 milyon TL’yi aşmış durumdadır.

Suriye Krizi nedeniyle askeri harcamalar, sığınmacılara yapılan harcamalar dışında ekonomik açıdan Türkiye ve sınırda yer alan iller ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmıştır. Türk ekonomisi ve özellikle sınır iller, bu krizden ciddi zarar görmeye başlamıştır. Çünkü kriz, sadece Suriye’ye değil, Suriye üzerinden 11 Ortadoğu ülkesine yapılan ihracatı da sekteye uğratmaktadır.

Türkiye ile Suriye arasındaki ticarette özellikle 1 Ocak 2007’de yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması (STA) sonrasında çok önemli artışlar kaydedilmiştir. Bu anlaşma sonrasında 2005 yılında 694 milyon dolar olan dış ticaret hacmi, 2010 yılında 2 milyar 300 milyon dolara kadar çıkmıştır. 5 yıl gibi kısa bir zamanda dış ticaret hacmi 4 kata yakın artış göstermiştir. Suriye 2005 yılında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 28. ülke iken, 2010 yılında 20. sıraya yükselmiştir. Öte yandan Birleşmiş Milletler ticaret veri tabanına göre Türkiye 2010 yılında Suriye’nin en fazla ithalat yaptığı 1. ülke olmuştur. Ancak Suriye’de yaşanan kriz sonrası Türkiye Suriye’ye karşı 2011’in Kasım ayı sonunda bir dizi ekonomik ve mali yaptırım kararı alarak uygulamaya koymuştur. Bu yaptırımlar dış ticaret üzerindeki etkisini hemen göstermiştir. Türkiye’nin Suriye’ye 2012 Ocak-Eylül ihracatı 2011 Ocak-Eylül ayına göre % 70, ithalatı ise aynı dönemde % 79 azalmıştır.

Şanlıurfa İli açısında olaya baktığımızda; Türkiye’dekine benzer bir etki Şanlıurfa dış ticaretinde de kendisini göstermiştir. 2012 Ocak-Eylül ihracatı, 2011 Ocak-Eylül ayına göre % 30, ithalat ise aynı dönemde % 25 azalmıştır. Şanlıurfa’nın kriz öncesinde Suriye’ye ihracat performansı dikkate değerdir. Şanlıurfa; 2005 yılında bir milyon dolar bile olmayan Suriye ihracatını, 2008 yılında 34 milyona çıkararak Türkiye içerisinde Suriye’ye ihracat yapan ilk 10 İl sıralamasına girmiştir. Sonraki yıllarda sıralamada üst sıralara tırmanmaya devam etmiş ve 2011 yılı itibariyle 5. sıraya yerleşmiştir. Ancak bu sıralama 2012 yılının verilerine göre 45’lere kadar gerilemiştir. Suriye’nin Şanlıurfa ihracatındaki sıralamasına bakıldığında ise; 2005 yılında 6. sırada olan Suriye, 2009 ve 2010 yıllarında birinci sıraya yükselmiştir. Ancak kriz sonrasında, 2012 yılında Suriye Şanlıurfa ihracatında yeniden 6. sıraya gerilemiştir. Son yıllarda ihracatını sürekli arttıran Şanlıurfa’da ihracatın % 50’ye yakının Suriye’ye yapıldığı dikkate alındığında, Krizden en fazla etkilenen İllerin başında Şanlıurfa’nın geldiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Nitekim Suriye Krizinin Şanlıurfa Merkezli İhracatçı Firmalara Etkisi amacıyla yapılan anketin sonuçları da, Suriye Krizinin Şanlıurfa ekonomisinde yarattığı kaybı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Şanlıurfa kanuni merkezli firmalar tarafından Suriye'ye yapılan ihracat, 2007 yılından itibaren çok büyük bir artış trendi yakalamış ve 2010 yılında zirve noktasına ulaşmıştır. Ancak, Krizin başlamasıyla birlikte 2011 yılından itibaren hızla düşmüş ve 2012 yılının ilk 10 aylık döneminde zirve yılı olan 2010 yılına göre % 95 düzeyinde gerilemiştir.

Şu aşamada turizm alanında Suriye Krizinin Türkiye’ye ve Şanlıurfa’ya etkisini dış ticaret alanında yaşanan değişim kadar net görmek mümkün olmamakla birlikte, Kriz nedeniyle Türkiye’nin ve Şanlıurfa’nın güvenlikli bölge imajını yitirmesi, turizmin darbe almasına yol açacaktır. Vizelerin kalkması ile Türkiye’ye ve Şanlıurfa’ya gelen Suriyeli turist sayısında yaşanan artışın Suriye Krizi sonrasında Akçakale Sınır Kapısı’ndan giriş çıkışlardaki yaşanan keskin düşüş ile azalma eğilimine girdiği görülmektedir.

Suriye Krizinin etkilediği alanlardan biri de emlak piyasasıdır. Özellikle maddi durumu iyi olan Suriyeli sığınmacılar, Hatay, Kilis, Şanlıurfa ve Gaziantep İllerinde konut kiralamak suretiyle barınma ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Bu durum, Bölge İllerinde kira fiyatlarının aşırı şekilde yükselmesine ve konut ihtiyacının artmasına yol açmaktadır.

Suriye’den gelen sığınmacılar ile Akçakale ve Ceylanpınar İlçelerinde yaşayanlar arasında akrabalık ilişkilerinin bulunması, asayiş ve güvenlikle ilgili önemli bir problem yaşanmamasının ana nedeni olarak gösterilmektedir. Ancak, özellikle Akçakale’ye yönelik bombalı saldırı ve Ceylanpınar’da yaşanan patlama olayları sonrası, vatandaşlar arasında tedirginlik yaşandığı söylenebilir.

Ayrıca, Bölgede derinden hissedilen kriz, Bölgeye yönelik yatırımları da etkilemektedir. Yeni Teşvik Sistemiyle önemli avantajlar elde eden Bölge İllerine (özellikle Şanlıurfa) yönelik yatırımların da Kriz nedeniyle yavaşlayacağını ve yatırım kararlarında gecikmeler olacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Şehrinizin daha büyük bir katma değer yaratabilmesi için sizce çözülmesi gereken sorunları hangileridir?

Şehrimizin daha fazla katma değer yaratması için çözülmesi gereken en büyük sorunlardan birinin Girişimcilik Ruhundaki eksiklik olduğunu söyleyebiliriz. Bunun en büyük nedeni de ,sulamalar ile gelen tarımsal gelirin malesef tarımsal ürünleri işleyerek katma değere dönüştüren yatırımlar yerine daha az riskli ve daha fazla kazandıran ama hiçbir katma değer yaratmayan arsa, arazi ve emlak sektörlerine yönelmiş olmasıdır.

Aynı zamanda bu tarım ürünlerinin hammadde olarak satılması ile yine işlenerek satılabilecek ve elde edilebilecek ekstra gelirden mahrum kalınmaktadır.

Yeni Teşvik Sistemi ile dışarıdan gelen yatırımcıların ilimizdeki varlık sahibi insanlara örnek olacağını ve bu girişimcilik ve müteşebbis ruhu canlandıracağına inanmaktayız.

Son olarak, Başbakan Erdoğan'ın 2023 Türkiye'si için belirlediği 500 milyar dolarlık ihracat hedefi başta olmak üzere pek çok noktada kentin söz konusu dönemde ulaşacağı noktayı ve bu hedeflere katkısını değerlendirir misiniz? Daha açık bir deyişle üretim ve ihracat rakamları, nereden nereye taşınacak, en büyük katma değer hangi sektörlerden sağlanacak?

Peygamberler Diyarı ve GAP'ın Başkenti olan Şanlıurfa’da son yıllarda eğitimden sağlığa, kültür ve turizmden sosyal hizmetlere, çok önemli ve büyük alt yapı yatırımları gerçekleştirilmekte ve projeler uygulanmaktadır. Bunun sonucu olarak, önümüzdeki dönemde Şanlıurfa’da, son yıllarda yakalanan muazzam sosyal ve ekonomik kalkınma dinamizminin artarak devam edeceği kolaylıkla öngörülebilir.

Şanlıurfa’ya hem otoban, hem hava ve hem de demiryolu ile ulaşım sağlanabilmektedir. Şanlıurfa ile Ankara ve İstanbul arasında her gün düzenli uçak seferleri yapılmaktadır. Şanlıurfa, tarihi ipek yolu güzergâhının üzerinde yer almaktadır. Şanlıurfa, Suriye ile en uzun kara sınırı olan ilimizdir.

Daha önce de belirttiğim gibi, Şanlıurfa, tarihin birçok döneminde büyük uygarlıkların, tarihi ve ekonomik hareketlerin merkezi olmasının ve sahip olduğu zengin kültürel mirasın doğal sonucu olarak büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Farklı medeniyetlerin bıraktığı tarihi ve kültürel birikimi içerisinde barındıran bölge, aynı zamanda, dili, dini ve etnik kökeni farklı insanların hoşgörü ve içinde yaşadığı, dünya kültür mirasının önemli merkezlerindendir.

Cumhuriyetimizin 2023 vizyonu çerçevesinde, Şanlıurfa’mızı “refah düzeyi yüksek, işsizlik ve yoksulluğun olmadığı, insanların geleceğe umutla ve güvenle baktığı, Bölgesinin öncüsü ve Türkiye'nin Ortadoğu coğrafyasına açılan ticaret kapısı bir kent” olarak görmek istiyoruz. Bu arzu doğrultusunda, stratejik bir yaklaşımla çaba ve gayretlerimizi sürdürüyoruz.

Suriye başta olmak üzere, Ortadoğu coğrafyasında yaşanan siyasal istikrarsızlıkların sona ermesi, ulaşım ve iletişim ile sanayi altyapısının gelişmesi ve GAP sulamalarının devreye girmesiyle birlikte, jeostratejik konumunun da sağladığı avantajla Şanlıurfa’nın ilerleyen dönemlerde ihracat kapasitesini hızla arttıracağını öngörüyoruz.

Daha fazla ihracat için; bölgemizde nitelikli sanayi yatırımlarının teşvik edilmesi, yatırımcılarımızın hedef pazarlarla ilgili var olan bilgi eksikliklerinin giderilmesi, firmalarımızın dış ticaret konusunda bilgili elemanlar istihdam etmesi, firmalarımızın dolaylı ihracat yerine doğrudan ihracata yönlendirilmesi ve dış fuarlara katılımın teşvik edilmesi, ihracat yapılan ülke yelpazesinin genişletilmesi faydalı olacaktır.

Bu süreçte, en önemli katma değerin, turizm, tarım ve hayvancılık, gıda, yapı elemanları ve kimyasalları, tarım makineleri ve sulama ekipmanları sektörlerinde oluşacağını ifade edebilirim.

Kentiniz açısından sormakta eksik kaldığımız projeler ya da gelişmeler konusunda eklemek istedikleriniz varsa, paylaşır mısınız?

GAP’ın başkenti ve genç nüfusuyla, Peygamberler Şehri Şanlıurfa, son yıllarda büyük bir gelişme ve kalkınma trendi yakalamış durumda. Bu süreçte, "Büyükşehir" olma, Şanlıurfa’nın gelişme ve kalkınma hamlesine yeni bir ivme kazandırmıştır. Tarih boyunca dünya kültürüne önemli katkıları olan Şanlıurfa coğrafyasında, dünyanın ihtiyacı olan “hoşgörü temelli yeni bir medeniyet” uyanıyor. Bölgemiz maddi ve manevi varlıklarıyla, düşünce, sanat, bilim, teknoloji, sanayi ve tarım ürünleriyle topyekün hayatın her alanında gelişmeler kaydediyor. Bu topraklar eskiden olduğu gibi bugün de dünyanın gıptayla baktığı, insanların huzur, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığı yerler olma potansiyeline sahiptir.

Bu potansiyelin beraberinde getirdiği tarihi fırsatların iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Atılacak adımların “büyük kent” olma vizyonu ile tasarlanması gerekiyor. Yapılacak imar planlamaları ve altyapı çalışmalarıyla tarihi doku ile modern yapılaşmayı birlikte mecz eden bir kent oluşturmalıyız. Şanlıurfa’nın büyükşehir olması, kentin fiziki ve beşeri altyapısının iyileştirilmesi ve geliştirilmesine büyük katkılar sağlayacaktır.

Altyapıdan eğitime Şanlıurfa’da yapılacak çok iş var. Gençlerimizin eğitimine çok büyük önem vermek ve günün gerektirdiği vasıflarla mücehhez kalifiye bir nesil yetiştirmek durumundayız. Bu süreçte, çocuklarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayıp onlara sahip çıkacağız. Gençlerimizin gelişimine katkı sağlayacak kültür-sanat kurslarına, sosyal ve sportif faaliyetlere ağırlık vereceğiz. Aile kurumunu geliştirerek ve koruyarak kız çocuklarımız ve kadınlarımız başta olmak üzere sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum olacağız. Hedefimiz, geleceği ve büyük potansiyeli olan, tarih, kültür, barış ve huzur şehri Şanlıurfa’yı daha ilerilere taşımaktır. Her zaman halkımızın hizmetlerine yetişip memnun etmeye çalışacağız. Vatandaşın hizmetten memnun kalması önemli. Biz de bu konuda elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Benim vali olarak öncelikli hedefim; vatandaşla devletin kaynaşması ve bütünleşmesidir. Vatandaşlarımız devlet kurumlarına güven içerisinde, başı dik olarak girip oradan mutlulukla, gururla çıkabilmelidir. El birliğiyle Şanlıurfa’yı bugünkünden daha iyi noktalara taşıyacağız. Böyle önemli bir kentte görev yapma sorumluluğunun farkında olarak çalışacağız.

 

 

1460 kez okundu.
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş
Röportajlar
Röportajlar
Foto Galeri
Video Galeri